![]()
PLATFORMDAKİ ÇALIŞMALAR VE AMAÇLARI
Platformda yer alan bütün önermeler, hem verimli birer Türkçe (ana dili) çalışması, hem de bu çalışmalar üzerinden, değişen hayatın gerektirdiği 21. yüzyıl becerini sağlayan son derecede verimli ve çok kazanımlı etkinliklerdir.
Etkinlikleri verimli kılan asıl etken, yeni bir öğrenme stratejisiyle yürütülüyor olmasıdır. Bu strateji üretim, paylaşım etkileşim bileşenlerinden oluşan aktif bir öğrenme sürecidir.
Üretim, paylaşım ve etkileşim, öğrenci merkezli yaklaşımda kullanılan en ileri stratejidir. Bu stratejide süreç boyunca her öğrenci üretmekte, ürettiklerini akranlarıyla paylaşmakta ve etkileşim içine girerek öğrenmektedir. Yoğun yaşantı içeren bu akışta meydana gelen bütün öğrenmeler nitelikli ve kalıcı olmanın yanında aynı zamanda çok ve çeşitlidir.
ÇALIŞMALAR, BİLİNÇLİ OLARAK FASİKÜL ŞEKLİNDE DÜZENLENMİŞTİR
Yukarıda ifade edilen stratejiyi gerçekleştirmek üzere kurgulanan bütün etkinlikler fasikül şeklinde düzenlenmiştir. Her fasikül ardışık ve birbirini bütünleyen çok fonksiyonlu bir dizi çalışmadan oluşmaktadır. Bu nedenle, ilk fasiküldeki her çalışmanın, tüm fasiküllerde ve aynı formatta tekrarlanması bilinçli olarak tercih edilmiştir.
Her fasikülün ilk çalışmasında, öğrencinin fasikül boyunca araç olarak kullanacağı bir metin (ürün) oluşturması istenmektedir. Bununla, öğrencilerin kendi ürünleriyle sürece katılmaları ve yaparak yaşayarak öğrenmeleri amaçlanmaktadır. Öğrencinin kendi ürünüyle sürece katılması başlı başına bir motivasyon nedenidir. Esasen ürün oluşturmak, zihinsel becerileri alabildiğine geliştiren bir yaklaşımdır ve bütün öğrenme kuramlarınca desteklenmektedir.
Gelişmiş Etkinlikler Çok Kazanımlıdır
Bu kurguda yer alan bütün etkinlikler, ana dili becerileri ile 21. yüzyıl beceri ve değerlerini birlikte kazandırmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş eğitim sistemlerinde bu tür etkinlikler, çok kazanımlı ya da şemsiye etkinlikler olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda tek kazanımlı etkinlikler zamanı israf eden çalışmalar olarak değerlendirilmektedir.
Bu nedenle yeni etkinliklerin, birden çok kazanımı aynı zaman diliminde sağlayacak şekilde tasarlanması önerilmektedir.
Birim zamanda, çok ve çeşitli öğrenmeleri bir arada gerçekleştirmek yeni hayatın da zorunlu kıldığı, ileri bir öğrenme hedefidir. Bu hedefin iki ana nedeni vardır:
- Zamanı etkili ve verimli kullanmak. (Zamanı yönetme becerisini güncellemek.)
- İnsan zekâsının aynı zaman diliminde, birden çok uyaranı bir arada işleme yeteneğini aktiflemek.
Zamanı daha etkili ve verimli kullanmak insanoğlunun aşması gereken güncel sorunlardan biridir. Çünkü her şeyin büyüklük olarak arttığı dünyamızda, artmayan tek şey zamandır ve gün hep 24 saattir. Buna karşılık 24 saat içinde öğrenmemiz ve yapmamız gerekenler çığ gibi büyümektedir. Bu olgu, aynı zaman diliminde daha çok iş yapmayı zorunlu kılmaktadır. Pek çok insan bunu başaramadığı için bunalmaktadır.
Çok kazanımlı etkinlikler, birden çok kazanımı birim zamanda yapma becerisini geliştirmek üzere uygulanan yeni öğrenme araçlarıdır.
Bu tür etkinliklerin çok önemli başka bir amacı da, insan zekâsını tetikleyerek, aynı zaman diliminde, farklı zekâ türlerini aktif hale getirmektir. Var olan zekâ türlerinin aktiflenmesi bir öğrenmedir ve her yeni öğrenme aynı zamanda yeni becerilerin geliştirilmesidir.
HEDEFLENEN BECERİLERİN ÖĞRENİLMESİ
Dil Becerilerini Öğrenme
Bilindiği gibi, ana dili yeterlikleri esas olarak anlama ve anlatım temelli becerilerden oluşmaktadır.
2018-2019 Öğretim Yılından itibaren ilköğretimin bütün sınıflarında (1-8) uygulanan Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda kazanım olarak ifade edilen bu beceriler sözlü iletişim, okuma ve yazma başlıkları altında listelenmiştir.
Ancak, programlardaki düzenleme ne olursa olsun, bütün dil becerilerinin anlama ve anlatım bütünlüğünde, yaparak yaşayarak öğrenildiği bilinmektedir. Bu nedenle, ana dili kazanımlarını birbirinden çok bağımsızmış gibi, farklı başlıklar altında toplamak, öğrenme-öğretme aşamasında yanlış uygulamalara neden olmaktadır.
Kimi öğretmenlerimiz, söz konusu ayrıştırmadan hareketle dil becerilerini programdaki bu farklı başlıklar altında bağımsız şekilde kazandırma yanılgısına düşmekte ve sonuçta başarısız olmaktadır.
Toplumumuz Dil Becerilerinde Yeterli Değildir
Gerek ulusal gerekse uluslararası değerlendirmelere bakıldığında, onca çabaya rağmen toplumumuzun dil becerileri açısından yeterli olmadığı görülmektedir.
Dil becerileriyle ilgili bu yetersizlik insanımızı, ana dilini yazılı ya da sözlü olarak kullanmaktan korkar hale getirmiştir. Özellikle yazılı anlatım becerisi, abartılmış kural ve kalıplara kurban edilmiştir. Öyle ki üst düzeyde öğrenim görmüş pek çok insan bile hata yaparım korkusuyla duygu ve düşüncelerini yazılı olarak anlatmaktan kaçınmaktadır.
Ancak, ana dilimizle ilgili bu sonuçtan dolayı, insanımızın ve güzel dilimizin zerre kadar kusuru bulunmamaktadır. Başarısızlığın tek nedeni, ezber öğrenme yaklaşımlarındaki derin yanılgıdır.
Ne yazık ki bugüne kadar hazırlanan Türkçe öğretim programları, ana dili becerilerinin nitelikli ve kalıcı şekilde öğrenilmesini sağlayamamıştır.
Nedeni ne olursa olsun, ortaya çıkan sonuç hem insanımıza hem de dilimize karşı bir haksızlıktır.
İnsanımız bunu hak etmemektedir, çünkü dili kullanma becerilerini doğru öğrendiğinde, şaheser niteliğinde ürünler oluşturabilecek yetenektedir.
Ana dilimiz bunu hak etmemektedir çünkü hem yazılı, hem de sözlü anlatım için sonsuz zenginliktedir.
Türkçe, usta anlatıcılar elinde, dünya edebiyatına örnek olacak romanlar, öyküler, makaleler armağan etmeye adaydır
Nitelikli Bütün Dil Becerileri Yaşantıyla Sağlanır
Platformdaki bütün etkinlikler yaşantı içeriklidir. Öğrenciler bu etkinlikler aracılığıyla bütün dil becerilerini yaparak yaşayarak öğrenebilmektedir. Özellikle yazılı anlatım sonucunda ortaya çıkan öğrenci ürünleri dinlediklerini ve izlediklerini anlama, yorumlama, çıkarım yapma, soru sorma, söz varlığını geliştirme vb. pek çok dilsel becerinin kazanılmasına aracılık etmektedir. Bu kazanımlardan dil bilgisi ve yazım kuralları, ilgili öğrencinin kendi metni üzerindeki farkındalık yaratma çalışmalarıyla kalıcı olarak sağlanabilmektedir.
Yaptığımız sayısız uygulamalar bunu kuşku götürmez biçimde doğrulamıştır.
21.Yüzyıl Beceri ve Değerlerini Öğrenme
Yeni yaşam becerileri veya küresel yeterlikler olarak da tanımlanan 21.yüzyıl beceri ve değerleri, gelişmiş eğitim sistemlerinin öncelikli hedefleri arasındadır. Çünkü bu beceri ve değerler, günümüzde hayatı yönetmede insan için ekmek gibi, su gibi temel ihtiyaç haline gelmiştir. Bu nedenle, gelişmiş toplumlar sadece akademik kazanımların değil, ondan da önemli olan bu beceri ve değerlerin eksiksiz öğrenilmesini sağlayarak çocuklarını yeni küresel hayata hazırlamaktadır.
Ülkemiz bu bağlamda kritik bir süreçten geçmektedir. Değişen hayatın gerektirdiği bu yeni öğrenmeler, çocuklarımız ve toplumumuzun geleceğiyle doğrudan ilgilidir. İleri toplumlar bu konuda hızlı adımlar atarken, bizim ülke olarak sadece akademik öğrenmelerle oyalanıyor olmamız tarihi bir hatadır.
Böyle bir hatada daha fazla ısrar etmek, insanımız ve ülkemizin geleceği açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacaktır.
Ülkemizde, 21. yüzyıl beceri ve değerlerinin öğrenilmesinde duraksamaya neden olan en önemli kaygı, bu yeni öğrenmelerin akademik öğrenmeleri aksatacağına dair algıdır.
Pek çok eğitimcinin taşıdığı bu kaygı tamamen yersizdir. Çünkü 21. yüzyıl beceri ve değerlerinin öğrenilmesi akademik öğrenmelere engel olmadığı gibi, doğru etkinliklerle yürütüldüğünde akademik kazanımların daha iyi öğrenilmesini de güçlü şekilde desteklemektedir.
Bu bağlamda, derslere ait akademik kazanımların sağlanmasında, zihin atölyesinde yer alan anlama ve anlatım gibi dilsel becerilerin özel bir önemi vardır.
ZİHİN ATÖLYESİ NEDİR?
Zihin atölyesi, 21.yüzyıl insanının ihtiyaç duyduğu bütün öğrenmelerin yer aldığı, kişiye özel, akıl temelli zihinsel kurulumdur.
Bu kurulumda yer alan ve yeni yaşamın gerektirdiği bütün öğrenmeler yani kazanımlar, günümüzde 21.yüzyıl beceri ve değerleri olarak tanımlanmaktadır.
Üretim, paylaşım ve etkileşim sürecinin amaca uygun işletilmesi halinde, hedeflenen tüm zihinsel beceriler, etkinliklerdeki tekrar sayısı oranında gelişip, pekişmektedir.
Böylece sağlanan yeni öğrenmeler mevcut kayıtlara eklenmekte ve zihin atölyesi her etkinlikten sonra, hayatı yönetme gücü daha da artmış bir zihinsel yapıya dönüşmektedir.
Günümüzde insanın sahip olduğu zihin atölyesi ne kadar yeterli ve işlevsel ise, hayatı yönetmesi de o kadar kolay olmaktadır. Bu nedenle yeni eğitimin öncelikli amacı insana nitelikli ve işlevsel bir zihin atölyesi kazandırmaktır.
ÖNERİLEN ETKİNLİKLERE DAİR UYGULAMA ÖNERİLERİ
Aşağıda özetlenen öneriler, platformda yer alan yazılı anlatım ve bağlı çalışmaların amaca ulaşması için paylaşılmıştır.
Değerli öğretmenlerimiz, damıtılmış bu önerilere uyarak ilerlediklerinde en yüksek başarıyı sağlamaları kaçınılmazdır.
Ara not: Kuşkusuz önerilerin tamamı geliştirmeye açıktır ve bu da bilimselliğin gereğidir.
Çok değerli eğitimcilerimizin bu anlamdaki katkılarını önemli sayıyor ve şimdiden teşekkür ediyoruz.
1.YAZILI ANLATIM : ( 1.Verilen metni tamamlama. 2. Öyküleme çalışmaları)
Bu çalışmanın amacı, hem öğrencilerin yazma deneyimini artırmak, hem de hayatın gerektirdiği beceri ve değerleri kazandırmak için araç olarak kullanılacak metinleri (ürün) oluşturmaktır.
Yazma sürecinde her öğrencinin özgün bir ürün oluşturması ve sonraki çalışmalara bu ürünle katılması üretim, paylaşım, etkileşim stratejisi açısından ön koşuldur.
Anlatımı kolaylaştırmak için yazılı anlatıma esas olan tamamlama metinleri ile öykülenmek üzere önerilen görseller düzeye uygun olarak seçilmelidir.
Bu bağlamda, metin ve görsellerin beceri ve değerlere hizmet edecek özellikte olmasına da özen gösterilmelidir.
Yazılı anlatım ürünlerinin özgün olması sınıf/grup zenginliği açısından çok önemlidir.
Ürünlerin özgünlüğü, öğrencilerin bu ürünleri etki altında kalmadan oluşturmasına bağlıdır. Bu anlamda, öğretmenimiz yazılı anlatım sırasında hiçbir yönlendirme yapmamalı ve her öğrencinin kendi öz varlığıyla (zihinsel, duyussal ve bilişsel) metin oluşturmasına olanak yaratmalıdır.
Böyle hareket edildiğinde ortaya çıkan ürünler öğrenci sayısı kadar özgün olmaktadır.
Özgün ürünler grupsal etkileşim için yüksek değerdedir.
METİNLERİN NİTELİKLİ OLMASI ZAMANLA SAĞLANMAKTADIR
Öğrenciler tarafından üretilen ürünlerin başlangıçtan itibaren nitelikli olması her öğretmenimizin arzu ettiği bir durumdur. Ancak, bu iyi niyetli arzu erken bir beklentidir ve bizi çoğu kez hayal kırıklığına uğratabilmektedir.
Elbette ana dili çalışmalarının önemli amaçlarından biri de her öğrenciye özgün ve nitelikli bir yazılı anlatım becerisi kazandırmaktır. Ancak yazılı anlatım, yazarak ve zamanla kazanılan bir beceridir.
Yeteri kadar yazma deneyimi yaşamamış bir öğrenciden çok güzel bir yazılı anlatım beklemek haksızlık olur.
Uygulamalarımız göstermektedir ki yazma süreci boyunca her öğrenci kendi ölçeğinde alabildiğine gelişmektedir. Hatta doğru uygulamalar sonucunda tüm öğrenciler, yetişkinleri kıskandıracak düzeyde bir yazılı anlatım becerisi kazanmaktadır.
ÖNCELİKLİ İŞ, BİR ÜRÜN OLUŞTURMAKTIR
Yukarıda da ifade edildiği gibi, her fasiküldeki ilk çalışmanın amacı, öğrencinin kendisine ait bir ürün oluşturmasıdır. Çünkü ardışık bütün çalışmalar öğrenci ürünleri üzerinden yürütülecektir.
Bu nedenle, özellikle ilk fasiküllerde sadece üretilen metinlerin niteliğine odaklanmak, araç olarak kullanılacak ürünlerin ortaya çıkmasını engelleyeceği için sakıncalıdır.
Böyle davranıldığında eleştiriden etkilenen öğrencilerin yazmaktan vazgeçtikleri gözlenmektedir.
İşin başında yapılan bu yanlışlık, daha güzel yazmaya hizmet etmediği gibi, yapılacak çok önemli diğer çalışmaları da engellemektedir.
Yazılı anlatımdan söz etmişken, uygulamada tereddüt yaşanan bir durumu da paylaşmak gerekmektedir.
Yazılı anlatım çalışmalarını ilk kez uygulayan bazı öğretmenlerimiz, yazılı anlatımın okulda mı yoksa evde mi yapılmasının daha doğru olacağı hususunda ikilem yaşamaktadır.
Öğrencinin zamanı daha özgür kullanması, daha nitelikli ürün oluşturmaya hizmet ediyor olması vb. durumlarında yazılı anlatımın evde yapılması tercih edilebilir.
Ancak, bu tutum sık tekrarlanmamalı ve yazılı anlatımın okulda yapılması esas olmalıdır.
Çünkü okul öğrenmelerinin okul dışı zamana aktarılması genellikle ödev niteliği taşıdığı için hem öğrencilerin tepkisini çeken, hem de yeni eğitim yaklaşımlarınca benimsenmeyen bir uygulamadır.
OKUL ÖĞRENMELERİNİN OKULDA TAMAMLANMASI ESASTIR
Bilindiği gibi, geleneksel anlamdaki ödev ya da okul dışı çalışmalar ezber eğitimin bir türevidir.
Yazılı anlatım ya da başka bazı çalışmaların evde tamamlanması, çoğu kez okuldaki zamandan tasarruf etmek için tercih edilmektedir. Okuldaki zamandan tasarruf etmek için çalışmaların geleneksel ödev tarzında okul dışına aktarılması doğru değildir.
Gelişmiş eğitim sistemlerinde, geleneksel ödev uygulaması, öğrencinin okul dışı zamanını çalmak olarak nitelendirilmektedir.
Kaldı ki son yıllarda öğrencilerin ödeve karşı geliştirdiği tepki nedeniyle, geleneksel ödevlerin verimli olmadığı zaten bilinmektedir. Öğrencilerin, bu tür ödevlere tepkili olmasına karşın, okulların ödev ısrarı anne ve babaları çocuğun ödevini yapma mecburiyet ve yanlışlığına itmektedir.
Yaşanmakta olan ödev sorununu aşmanın en kestirme yolu, ders saatlerini yaparak yaşayarak öğrenmelerle doldurmaktır.
Bunun eğitimdeki tanımı öğrenci merkezli öğrenme yaklaşımıdır.
Çalışmaların öğrenci merkezli yürütülmesi durumunda, hem mevcut ders saatleri fazlasıyla yeterli olmakta hem öğrenmeler okulda gerçekleşmektedir.
Böyle hareket edildiğinde öğrenmeler nitelikli ve kalıcı olacağı için ödeve de gerek kalmamaktadır.
Öğrenci merkezli öğrenme, öğretmen formatından, programların sadeleştirilmesine kadar çeşitli bileşenlerden oluşan toplu bir paradigma değişikliğidir.
Bu değişiklikte en kritik bileşen öğretmendir. Çünkü öğretmenlerimiz çok önemlidir ve öğrenme hizmetindeki en önemli etkendir.
Paradigma değişikliği, eğitim sistemimizin öncelikli sorunlarından biridir ve mutlaka aşılması gerekmektedir.
2.YAZILI ANLATIM ÜRÜNLERİNİN PAYLAŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ SÜRECİ
Öğrencilere ait ürünlerin paylaşılması ve grup tarafından değerlendirilmesi pek çok kazanıma hizmet eden teknik bir çalışmadır.
Bu teknik çalışmaların uygulanması sonucunda oluşan ve aşağıdaki başlıklar altında ifade edilen etkinlikleri yürüterek ilerlemek, sürecin verimli olması için yeterlidir.
Fasiküllerde yer alan bu başlıklar şunlardır:
2.1. Arkadaşlarımın yazılarını değerlendirmek üzere aldığım notlar
2.2. Arkadaşlarımın, benim yazım hakkında yaptıkları değerlendirmeye ilişkin notlarım
2.3. Öğretmenlerimin yazımla ilgili değerlendirmeleri
2.4. Paylaştığımız metinlerde beni etkileyen söz ve söylemler
Bu yazılı anlatımda benim kullandığım atasözü, deyim ve özlü sözler.
Bu yazılı anlatımlarda arkadaşlarımın kullandığı ve beğendiğim güzel sözler, anlatımlar.
2.5. Varsa, yazılışını düzeltmek üzere izlemeye aldığım sözcükler
2.6. Varsa, öğrendiğim yeni sözcükler
2.7. Bu yazılı anlatım sonucunda ortaya çıkan metinlerden seçtiklerim
2.1.ÖĞRENCİNİN, ARKADAŞLARIYLA İLGİLİ DEĞERLENDİRME SÜRECİ
Objektif değerlendirme yapmak, pek çok bilgi, beceri ve değer gerektiren önemli bir insan niteliğidir. İnsanın bu niteliğe ulaşması doğru düzenlenmiş yaşanmışlıklar ve bu yaşanmışlıkların öznelden nesnele doğru evrilmesiyle mümkündür.
Yukarıdaki başlık altında önerilen çalışma, öğrencilere şu önemli becerileri kazandırmayı amaçlamaktadır.
Dinleyen öğrencilerin kazanacağı beceriler:
* Kurallara uyarak dinlemeyi öğrenme.
* Bir dinlemede anlamayı öğrenme.
* Değerlendirmeye esas olacak nitelikte not almayı öğrenme.
Sunum yapan öğrencinin kazanacağı beceriler:
* Hazırladığı metni, sesinin doğru ve etkili kullanarak sınıfa sunma.
* Heyecanını kontrol etmeyi öğrenme ve özgüvenini pekiştirme.
2.1.1. BİR DİNLEMEDE ANLAMA BECERİSİNİ KAZANMA
Metnin, sınıftaki yazarı tarafından sunulmasında hedeflenen kazanımlardan biri, dinleyen öğrencilerin dikkat becerisinin geliştirilmesidir. Sadece bir kez dinleyerek anlama önemli bir kazanımdır. Öğreneceklerimiz karşısında zamanın yetersiz kaldığı günümüzde, bir dinlemede anlama becerisi, giderek önem kazanan bir niteliktir.
Bir dinlemede anlama becerisini sağlama hedefine ulaşmak için, öğrencilerin her seferinde sunulan metni dikkatle ve sadece bir kez dinlemesi ön koşuldur. Bunun için, dinlenen metne ait kurguyu zihinde canlandırmak ve sadece 5N1K sorularına değil, çıkarım sorularına cevap verecek düzeyde anlamak üzere zihnin yapılandırılması gerekmektedir. Bunun için dinlediği metne refleks duyarlılığında odaklanmak, üstün anlamayı sağlayan çok önemli bir beceridir. Bu beceri, her defasında farklı bir metni dinleyerek geliştirilmektedir.
Arkadaşlarımın yazılarını değerlendirmek üzere aldığım notlar
2.1.1. Yazılı anlatım çalışması tamamlandıktan sonra, her öğrencinin yazdıklarını sınıfa sunması sağlanmalıdır. Sunma, aynı zamanda seslendirme boyutu olan bir eylemdir. Bu nedenle, metnini sunan öğrencinin vurgulama, tonlama, sesini etkili ve doğru kullanma gibi hususlara özen göstermesi gerekmektedir.
Öğretmenimiz bu ölçütlere vurgu yaparak, her öğrencinin metnini sunmasını teşvik etmeli ve böylece çalışmanın yüksek düzeyde verimli olmasını sağlamalıdır.
Değerlendirme yapacak öğrencilerin hem notlarını oluşturma, hem de aldıkları notları ifade ederken yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurmaları önemlidir. Bu notlardan hareketle öğrencilerin, yapıcı eleştiride bulunmaları, hem metnin sahibi olan arkadaşlarının, hem de kendilerinin olgunlaşmasına önemli katkı sağlamaktadır. Bu süreçte temel yaklaşım, kırıp dökmeden, hakkında değerlendirme yapılan öğrencide farkındalık yaratmaktır.
Bu anlamda değerlendirme sürecinin öğretmenimiz tarafından doğru yönetilmesi önem taşımaktadır.
Değerlendirme Akışı
Öğrencilerin metinlerini sınıfa sunması ve bunlar üzerinde sınıfça değerlendirme yapılmasında iki tür uygulama önerilmektedir:
- Her öğrencinin metnini sunmasından sonra yapılan değerlendirme
b) Bütün öğrenciler metinlerini sınıfa sunduktan sonra yapılan değerlendirme
- Değerlendirme işinin, her öğrenci metnini sunduktan sonra sıcağı sıcağına yapılması, unutma olmadığı için daha ayrıntılı olmaktadır. Böylece her öğrencinin yazılı anlatısı daha geniş olarak ele alınabilmektedir.
- Bütün öğrenciler sunum yaptıktan sonra yapılan değerlendirme ise, aynı taban üzerinde üretilmiş bütün yazılar dinlendiği için daha dar, ancak daha bütünseldir. Böyle bir değerlendirmede, resmi bütünleyen tüm parçalar grup tarafından ve bütün ayrıntılarıyla ortaya serildiği için, resim daha anlamlı olmaktadır.
Bütün öğrencilerin sunumu bittikten sonra değerlendirme yapmanın başka bir üstünlüğü de şudur:
Böyle bir uygulamada öğrenciler, unutma riskini azaltmak üzere daha dikkatli dinleme ve daha işlevsel not alma becerilerini geliştirmek zorunda kalmaktadır. Bu zorunluluk onların dinleme ve not alma becerilerinin daha iyi gelişmesine katkı yapmaktadır.
Her iki değerlendirme biçiminde de öğretmenimiz, gözden kaçan ayrıntılara dikkat çekerek, öğrencilerin sonraki çalışmalarda daha sağlıklı not alma ve dinleme yapmasına özen göstermelidir. Not alma da tıpkı dinleme gibi zaman içinde ve deneyimle gelişen bir beceridir.
SUNMA SIRASINDA SINIF İKLİMİ
Sunma sırasında özen gerektiren hususlardan biri de sınıfta oluşan iklimdir. Bu süreçte dinleyen öğrencilerin tutumu, sunum yapan öğrenciyi doğrudan etkilemektedir. Sunma sırasında tüm öğrenciler, sunum yapan öğrenciyi dikkatle dinlemesi çok önemlidir. Sınıf, dikkatli dinleme durumunda değilse, sunum yapan öğrencinin motivasyonu bozulduğu gibi, sağlıklı not alma ve değerlendirme de yapılamaz.
Çalışmalara yeni başlanan sınıflarda hem dinleme, hem de not alma eylemi birlikte yapıldığı için bazı öğrencilerin zorlandığı, ancak ilerleyen süreçte, bütün öğrencilerin bunu kolaylıkla başardığı gözlenmiştir.
Bu uygulamayla, ayrıca öğrencilerin birden çok işi eş zamanlı olarak başarma becerisi gelişmektedir.
ÖĞRENCİNİN KENDİ YAZISIYLA İLGİ DEĞERLENDİRME NOTLARI
Kurguda, öğrencinin kendi yazısıyla ilgili değerlendirmeleri aşağıdaki başlıklar altında yer verilmiştir.
a) Arkadaşlarımın, öyküm/yazım hakkındaki değerlendirmelere ilişkin notlarım.
b) Öğretmenlerimin öyküm/yazımla ilgili değerlendirmeleri.
Öğrencinin yazdıklarını sınıfa sunmasından sonra, yazısı hakkında yapılacak değerlendirmeler bireysel gelişme ve olgunlaşma açısından çok değerlidir. Eleştiriye açık olmak ve yapıcı değerlendirmelerden ders çıkarmak önemli bir kazanımdır. Böyle bir nitelik, günümüz insanın ruh sağlığı için de gerekli bir yapıdır. Çevremizde, en haklı eleştiriye bile tahammül edemeyen pek çok kişi tanırız. Toplumlar, sırf bu yapıdaki zayıflık nedeniyle bunalımdan bunalıma savrulan insanlarla doludur.
Uygulamalarımız sonucunda her öğrencinin değerlendirme sürecinde, beklentinin üstünde bir olgunluk kazandığı ve olumlu olumsuz her türlü eleştiriden faydalandığı gözlenmiştir.
2.5. Yine her öğrenci, kendisi ve grubun sunum ve değerlendirmeleri sürecinde, aşağıdaki başlıklar altında notlar alması sağlanmalıdır.
a) Bu yazılı anlatımda benim kullandığım atasözü, deyim ve özlü sözler.
b) Yazılışlarını düzeltmek için izlemeye aldığım sözcükler.
c) Öğrendiğim yeni sözcükler.
2.6. SEÇTİKLERİM
Yazılı anlatımlarla ilgili sunumların tamamlanmasından sonra, her öğrencinin tuttuğu notlardan hareketle en çok beğendiği beş yazıyı seçmesi ve seçtiği yazıları “SEÇTİKLERİM” çizelgesine aktarması sağlanmalıdır. Seçimde, yazının kurgusu, içeriği, özgünlüğü ve seslendirme becerisi gibi ayrıntıların öncelikli olduğu tekrar hatırlatılmalıdır. Listeyi oluştururken, beğendiği takdirde, kendi yazısını da seçebileceği belirtilmelidir.
Önemli paylaşım notları:
1. İlk değerlendirmelerde, bazı öğrencilerin, seçim ve sıralama yaparken arkadaş ilişkileri ve ben duygularının etkisiyle doğru seçim yapamadıkları gözlenmiştir. Ancak ilerleyen süreçte her öğrencinin üst düzeyde değerlendirme olgunluğuna ulaşarak objektif seçim yaptığı gözlenmiştir. Esasen pek çok kazanım gibi, değerlendirme olgunluğu da yaşantıyla gelişen, önemli bir insan niteliği ve okul öğrenmesidir.
2. Sınıftaki öğrenciye ait bir yazı ve yazarıyla ilgili böyle bir yaklaşım hem o öğrenciye, hem de arkadaşlarına yüksek özgüven ve motivasyon sağlar. Böylece öğrenciler yazdıklarının değerli ve önemli olduğunu düşünerek yüreklenmiş olur.
Bu yüreklendirmeyi yaygınlaştırmak adına farklı stratejiler de uygulamalıdır. Bu bağlamda öğretmenimiz, sınıfça seçilme şansı düşük yazıları da, uygun bir gerekçe bularak arada bir değerlendirmeye almalıdır. Böylece, bir şekilde her öğrencinin özgüveni desteklenmiş olur. Öğretmenimizin böyle davranması diğer öğrencilerin de olgunlaşmasına ve bardağın dolu tarafını görmelerine katkı yapacaktır. Ayrıca böyle davranılarak, yazısı sürekli seçilen öğrencilerin ego şişkinliğine kurban olması da önlenmiş olacaktır.
3. SINIFÇA EN ÇOK BEĞENDİĞİMİZ VE SEÇTİĞİMİZ YAZIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR
3.1. Yukarıda özetlenen çalışmalar tamamlandıktan sonra, sınıfça yapılan oylama sonucunda, en çok beğenilen yazı seçilerek, bu yazı üzerinden yeni bir etkinliğe geçilir.
3.2. Bu süreçte öğrencilerin, sınıftaki arkadaşlarına ait yazıyı, tıpkı diğer yazarların metinleri gibi önemseyip, değerlendirmesi sağlanır.
Bunun için:
– Seçilen yazı, ilgili öğrenci, yani sınıftaki yazarı tarafından uygun şekilde seslendirilir.
– Dinleyici durumundaki öğrenciler, aşağıdaki soruları hazırlayacak ve cevaplayacak şekilde yazıyı anlamaya odaklanır.
- DİKKATLİ DİNLEMEYE İLİŞKİN (5N1K ) SORULARIM: (Öyküye/metne bağlı olarak ne, neden, nasıl, nerede, ne zaman, kim?)
- YORUM VE ÇIKARIM SORULARIM:
- Öykünün/metnin konusu nedir? Metin ne hakkındadır? Yazı neden bahsediyor? (Örn. Kuş ağaç, sevgi, kitap vb. Konu bir cümle değil, genellikle biri iki sözcüktür)
- 2.Metnin ana fikri nedir? “Metinde özet olarak ne anlatılmak istenmektedir? Çıkarılacak ders nedir? Yazı bana/bize ne öğretti? Ne ders verdi?
- 3. Metni hayatla ilişkilendirme: Yapılanları/olanları uygun buluyor musunuz? Siz olsaydınız nasıl yapar, nasıl davranırdınız? Neden? Vb.)
Türünden sorulara verilen cevaptır ve genel olarak öznel bir yargıdır.
Önemli paylaşım notu: Öğrenci tarafından oluşturulan soruların niteliği, soru sorduğu metin bağlamında kendi anlama düzeyini yansıtır. Bu anlamda, sorduğu soru ne kadar nitelikli ise anlama düzeyi de o kadar yüksektir. Öte yandan, kendi sorularına verdiği cevaplar, anlama düzeyinin en net ölçütüdür.
Bu anlamda, öğrencinin hazırladığı sorularla, bu sorulara verdiği cevaplar nitelik olarak örtüşüyorsa anlama gerçekleşmiş demektir.
YUKARIDAKİ SORU TÜRLERİ HANGİ YETERLİKLERİ GELİŞTİRMEKTE VE ÖLÇMEKTEDİR?
- 5N 1K SORULARI
Bu sorular başlıca iki amaca hizmet etmektedir.
1.1. Dikkat becerisini geliştirmek.
1.2. Metnin ana kurgusunu zihinde inşa ederek, kurguda açıkça ifade edilmiş bilgileri hatırlamak
Önemli paylaşım notu: Eğitim sistemimizdeki yaygın uygulamaya baktığımızda, 5N1K sorularının bu amaçlara hizmet etmediğini görmekteyiz.
Mevcut uygulama genellikle şöyledir:
- Öğrenciye okuması için bir metin verilmektedir.
- Metnin altında 5N1K soruları yer almaktadır.
Bu uygulama kesinlikle yanlıştır. Çünkü her sorunun cevabı metinde açık olarak vardır. Öğrenciye düşen tek iş, cevabı metin içinde bularak yazmak ya da ilgili seçeneği işaretlemektir.
Böyle bir uygulama dikkat becerisinin gelişmesine de, metnin içeriğine odaklanıp anlamasına da kesinlikle katkı yapmaz. Aksine, anlama tembelliği diye tanımladığımız bir olguya neden olur!
Dikkat ve anlama becerisini geliştirmek için yapılması gereken bilimsel uygulama şudur:
a)Seçilen metin öğrenci sayısı kadar fotokopi edilir.
b)Metne ait 5N1K soruları hazırlanarak, ayrı bir kâğıda yazılıp öğrenci sayısı kadar çoğaltılır.
c)Öğrencilerin, metni sadece bir kez okuyarak anlamaları ve ardından verilecek sorulara cevap verecekleri konusunda aydınlatılır.
d)Metin sınıfa dağıtılır ve bir kez okumalarından sonra toplanır.
e)Soru kâğıtları dağıtılır ve cevaplamaları istenir.
f) Cevaplar değerlendirilerek gelişim çizelgesine aktarılır. Cevaplamadaki eksikler paylaşılarak her öğrencinin bir sonraki uygulamada daha dikkatli okuması teşvik edilir.
Ara not: Bu süreçte sınıfın, her uygulamadan sonra ortalama anlama düzeyinin hızla yükseldiği gözlenecektir. Bu, aynı zamanda artan dikkat becerisinin de somut bir göstergesidir. Öyle ki, ilerleyen süreçte her öğrenci, sadece bir kez okuyarak anlamayı refleks niteliğinde öğrenmektedir.
YORUM VE ÇIKARIM SORULARI
Sınıfça seçilen yazı üzerinde çalışılırken asıl önemli olan, öğrencilerin çıkarım ve yorum sorularına yoğunlaşmasıdır. Yorum ve çıkarım yapma üst düzey düşünme becerisi gerektiren yeterliklerdendir. Bu düzeydeki yeterlilik metni daha derinlemesine anlamayı gerektirir. Ne yazık ki Türk Öğrencilerin, eğitim sistemimiz tarafından bu alanda yeterli düzeyde geliştirilemedikleri anlaşılmaktadır. Bunun en somut göstergesi PISA ve ABİDE sonuçlarıdır.
Bu çalışma kitabındaki çıkarım ve yorum soruları üzerinde yapılacak doğru çalışmalar, insanımızı bu töhmetten kurtaracak önemdedir.
ÖĞRENCİ SORULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Öğrenciler tarafından hazırlanıp, yanıtlanan soruların değerlendirilmesi çok önemlidir. Öğrencilerin daha nitelikli soru hazırlaması ve bu sorulara daha nitelikli yanıtlar vermesi akran etkileşimiyle mümkündür. Bir öğrenci soru hazırlama ve bunları yanıtlamada ne kadar usta olursa olsun, akran etkileşimi yoluyla bu ustalığına katacağı yeni boyutlar mutlaka olacaktır.
Bu arada olası bir gelişmeyi de gözden kaçırmamak gerekir. Çevreden fazla beğeni almış kimi öğrencilerin, egolarının etkisiyle kendilerini dışsal öğrenmelere kapattıkları gözlenmektedir. Bu durum, ilgili öğrencinin yeni öğrenmelere kapanmasına neden olan bir algı sapmasıdır ve gelişmesinin önündeki en önemli engeldir.
Öğretmen bu tür sapmalara izin vermemeli ve her öğrencinin daima öğrenmeye açık olmasını sağlamalıdır.
4. DEĞERLERİ ÖĞRENİYORUZ
Değerleri öğrenme, etkinlik bütünlüğü içinde önemli bir çalışmadır. Dünyamızı yaşanır kılmak, yaşama sevincini artırmak, güzel değerlerin canlı tutulması ve geliştirilmesiyle yakından ilgilidir. Bu nedenle, öğrenci yazılarında konu edilen tüm değerler üzerinde sınıfça konuşulmalı ve doğru değerlerde buluşmaya özen gösterilmelidir.
Bu anlamda, hayatı güzelleştiren ve kolaylaştıran değerler atlanmadan yüceltilmeli, bu değerlerin grup tarafından içselleştirilmesi amaçlanmalıdır. Bunun yanında, metinlerde yer alan olumsuz tutum ve davranışların öğrenciler tarafından fark edilmesi sağlanmalı ve bunlar grupça değersizleştirilmelidir.
Üzerinde özenle durulması gereken başlıca değerler aşağıdaki başlık altında belirtilmiştir.
BU ÇALIŞMADA SÖZ ETTİĞİMİZ, HAYATI GÜZELLEŞTİREN VE YAŞAMI KOLAYLAŞTIRAN DEĞERLER
Öğrencilerin İyi, kötü, doğru, yanlış, güzel, çirkin gibi kavramların ayırdına varmaları ve bunları yaşantılarına aktarmaları hedeflenmelidir. Diğer yandan sevgi, saygı, hoşgörü, uzlaşma, paylaşma, yardımlaşma, iyilik yapma, doğayı koruma, kaynakları ölçülü kullanma, empati kurma, tasarruf etme, aklını vicdani kullanma, barış vb. insani ve evrensel değerlerin farkına varmaları sağlanmalıdır.
5. SÖZ VARLIĞIMI GELİŞTİRİYORUM:
Fasiküllerdeki bu başlık altında, sınıf programında yer alan söz varlığı, (dil bilgisi ve yazım) çalışmalarına yer verilmesi öngörülmüştür.
Bu çalışmalarda kesinlikle her öğrencinin çalışma kitabındaki kendisine ait yazılı ürünler kullanılmalıdır.
Örneğin, öğrencilerin eş ve zıt anlamlı sözcükleri öğrenmesi gerekiyorsa, bu tür sözcükleri öğrencinin kendi metni içinde bulması ve fark etmesi sağlanmalıdır.
Aynı şekilde sözcük türlerini öğrenmesi için de yine kendi metni içinde, o sözcük türünü bulup işaretleyerek, farkındalık yaratılmalıdır.
Böylece öğrencinin gerçek hayatta kullandığı sözcüğün kendi cümlesine nasıl bir anlam kattığını ve söz varlığı kapsamında nasıl isimlendirildiğini öğrenmesi sağlanmış olacaktır.
Söz varlığı çalışmalarının öğrenci ürünleriyle ilişkilendirilmeden ve bağımsız şekilde işlenmesi öğrenme açısından etkisiz bir çabadır.
Söz varlığını geliştirme çalışmaları, öğrenci ürünleriyle yeterli farkındalık sağlandıktan, seçilmiş başka ürünler kullanılarak pekiştirilebilir.
6. OKUMA VE ARAŞTIRMAYA İLİŞKİN NOTLARIM:
Bu bölümde öğrenciler, arkadaşlarına ait yazılı metinleri dinlerken, kaynaklara ilişkin küçük notlar alarak, farklı kaynaklardan haberdar olmaları ve onlardan yararlanması hedeflenmektedir. Bu amaçla her öğrencinin, okunan metni dikkatli dinlemesi ve ilgili başlık altında yazdığı ve dinlediği metinlerden esinlenerek, hem kendisi hem de arkadaşları için, notlarını aşağıda belirtilen başlıklar altında oluşturması önerilmektedir.
- Arkadaşlarıma önerdiğim okuma ve araştırma kaynakları.
- Bu etkinlikten sonra kendimi geliştirmek için okuyacağım ve araştıracağım kaynaklar.
Not: Etkinliklerin verimli olarak yürütülmesi için yeteri kadar süre ayrılması önem taşımaktadır. Deneyimlerimiz göstermektedir ki, a) yazma için 1-3 ders saati, b) Sunum ve değerlendirme için tüm öğrencilere yetecek kadar ve birim etkinliğin tamamı için ise yaklaşık bir haftalık süre gerekmektedir. Öneriler doğrultusunda uygulandığında, Türkçe Programındaki bütün kazanımlar kalıcı olarak sağlanmaktadır.
Bu anlamda, söz konusu süreyi zaman kaybı olarak değerlendirmek kesinlikle bir yanılgıdır.
OKUMA DENEYİMİ KAZANMA
KİTAP OKUMA, İNCELEME VE DEĞERLENDİRME ETKİNLİĞİ
ETKİNLİĞİN AMACI
Bu etkinliğin amacı, bütün öğrencilere nitelikli kitap okuma deneyimi kazandırmaktır. Kitabı nitelikli okumak, incelemek ve değerlendirmek, kitap okuma stratejiyle sağlanan bir beceridir.
Kitap okuma, okuma ve değerlendirilme süreci, bu beceriyi kazanmak için önemli bir fırsattır.
Çalışma öncesinde öğrencilerin de katılımıyla okunmak üzere her seferinde bir kitap belirlenmelidir. Seçilen kitabın öğrenciler tarafından ilgiyle okunacak türden ve amaca hizmet eder nitelikte olması gerekir..
Günümüzde öğrenciler, “fantastik” diye tanımladığımız, hayal sınırlarını zorlayan, okurken yüksek heyecan yaratan kitaplara büyük ilgi duymaktadır. Bu karşın, özellikle pek çok öğretmenin, öğrenci tercihlerini göz ardı ederek, kendi çocukluğunda okuyup etkilendiği kitapları önerdiği bilinmektedir.
Değerli olmakla birlikte, çoğu kez öğretmene ait önerilerin yeterince ilgi görmediği bilinmektedir. Öğretmenin yeterli isteği uyandıramadığı durumlarda, önerisinde ısrarcı olması amaca ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Bu anlamda, öğrenciler tarafından önerilen ve zararlı olmayan kitaplara öncelik verilmelidir.
Öğrencilere daha faydalı kitapları okutmak, zamanla başarılabilecek bir iştir. Öncelikli olan, her öğrencinin okuma sevgisini bir biçimde kazanmasıdır. Okuma sevgisi ve alışkanlığı oluştuktan sonra, öğrenciler için çekiciliği az, ancak kazanımı yüksek kitaplar okutmak daha kolay olmaktadır. Bu nedenle, belirgin şekilde sıkıntılara neden olanlar dışında, okuma alışkanlığını geliştiren her kitap araç olarak kullanılmalıdır.
OKUNACAK KİTAPLAR NE ZAMAN BELİRLENMELİDİR?
Okunacak kitaplar öğretim yılı başında belirlenebileceği gibi, sırası geldikçe de belirlenebilir. Kitap belirleme tercihini sırası gelince, yani yıl içinde yapılması, yeni çıkan kitapları da değerlendirmek üzere, bir fırsat olarak akılda tutulmalıdır.
OKUNAN KİTABIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Her öğrenci verilen süre içinde seçilen kitabı okur ve formdaki bölümleri doldurarak, yapılacak ortak çalışmalara hazırlanır.
Öğrenciler forma ilişkin hazırlıkları tamamlandıktan sonra paylaşmaya geçilir. Bu süreçte, formdaki her madde tek tek ele alınarak, ortaya çıkan bireysel ürünler, grupla paylaşılır.
Sürecin başında her öğrencinin formda yer alan başlıklarda, salt kendi algısına göre değerlendirme yapması doğaldır. Farklı bakışları örnekleyen bu yansımalar, alternatif düşünme ve grup etkileşimi açısından önemli bir zenginliktir. Grupta yer alan öğrencilerin aynı kitapla ilgili farklı değerlendirmeleri, değişik pencerelerden bakış gibidir ve görmeye yeni boyutlar katar. Bu yeni boyutlar, okunan alınan tadı çeşitlendirerek, okuma sevgisini geliştirir.
Öğretmen, süreç boyunca bir yandan grubun alternatif düşünerek bu zenginliğin devam etmesine özen gösterirken, diğer yandan kitaptan daha fazla yararlanmak için nelere odaklanmak gerektiğini öne çıkarmada öğrencilere rehberlik etmelidir.
Kitap okuma ve değerlendirme süreci verimli işletildiğinde, her öğrencinin zorlama olmadan okuma alışkanlığı ve nitelikli bir okuma/anlama becerisi kazandığı görülmektedir.
Yukarıda belirtilen çalışmalar, seçilen ve okunan diğer kitaplar için de tekrarlanmalıdır.